Sevme üzerine sorularla sohbet…

 

Sevmek için bir neden mi arıyorsunuz? Buyurun, doğru yerdesiniz…

Gün o kadar hızlı dağıtıyor ki bu nedenleri, nedenler hep zamandan ötede!

Nedir? Sevme, sevmek.. Kimler sevilir, kimler sever? Bir ayrımı var mıdır?
Erimeye yüz tutan dondurma mı?

Soğuktur oysaki, sevgi sıcaksa neden atarız kıvamı geçince, zamanında mı yakalanır sevgi? Anlarda mı?
Hiç erişemediğimiz renk midir?

Kırmızı, mavi, mor yüzümüze aydınlık veren güneş ışığının gökteki yansıması. Karanlıktır belki de.
Toz ve alerji normal mi? Bünyede hapşırık belirtisi, yoksa nefeslik değerlerde mi?
İyi yaşa!

Anlarından hemen önce ki.
Peki severken üzer mi insan? Türlü türlü huylarımız var, duyularımızdan çok. Ben de alışkanlık yapar seversem üzmem; üzersem sevilmem anlayışı mı var? Yok mu? Kimse sevilme korkusunu tatmaz mı?

Anlaşılan çok kolay kalburüstü takılıyor: bencil, kompleks ve zengin bedenine.
Nesneler, sevmeleri azalttı mı? Anlarda görüşmeler, kısalan mesafeler, düşündüğün Anda hiç çekinmeden ulaşacağın teknolojik nesneler dışında. Ben böyleyim, beni böyle kabul et! tarzı ifadeler de çoğaldıkça, yalnızlıktan kurtulur mu sevmeler?
Sevgi bir kız isminde şirin ve sevdirici haldedir. Neden bazen erkek gibi davranmak zorunda kalır sevgi? Erkekler neden sevmelerden bayanlara göre kısa süreli tadar diye bilinir, yoksa yer mi değiştirir olduk? Huylarımız çıksın! derken neleri unuttuk ve yaşamı bu kadar gerçekçi kılan o müthiş ciddiyet içinde sahte bir tebessüm kadar itici değil midir, sahte sevgiler?
Sevmek, zaman içinde bir an, herkesin tutunacağı bir an.

Belki de sadece yalandan, gerçekleri anlatamazsın ve yalana benzer gerçekler, cümlesinden çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangisi cümlesinde ne kadar ezberci olmuş ruh halim üniversiteye hazırlık soruları gibi, oysaki seneler oldu üniversiteyi bitireli.
Akılda kalır mı sevmenin tadı?

Yeşil bir ışıkta geçerken hep yaya halden ilk direksiyon eğitimindeki hallerimiz gibi bir panik anımıdır yoksa..
Doğanın bir sunumu, bir ağaca dokunmak mıdır?

Veya susalım bir dakika, hiç konuşmayalım derken, o büyük sessizliğin içinde duyulan bir ses midir?
Bir ayrılık vaktimidir?

Sevmeler de tükenir mi?
Telefon sesi sevmelerin diğer adı mı? Ne kadar polifoniksin?

Oysaki Mozart severim diyebilir misin? Ne kadar bağlıyız sevmeye, gece nöbetlerine kalmaya başladığın anların oldu mu? Hiçbir bir duygunun aşırılığı değil, derken nasıl bir açılımdır eksiklik tamamlamalarda? Senin sevgilerinin bir ölçütü var mı? uzay boşluğundan çok sevme beni, o halde neden yumruk kadar yürekte yaşatıyorum seni sevmeleri?
Küçümsemek mi sevgi, en aza indirerek insan adetini?
Estetik mi sevmeler? Fiziksel mi ilk görüşmelerde unutmayan kıyafetlerin çizgiselliği?

Ne tür kalıptan gelmiş, geçmiş ve modelisti özenmiş mi? markasını en iyi ben taşırım hevesimi? İlla Avrupa etiketli mi olmalı sevmeler?
Sevgi bir yol mu? Yine başa dönüyorum!

Doğru parçasının iki ucu varsa, ben taraf tutup bir ucuna yaslansam, beni ne kadar taşır? Sevgi güvenin bir yük hali mi?
Sevmeler bir rüya mıdır? Yoksa bir reklam düşü müdür?
Cesaret mi yoksa? İlk adım gibi emeklemelerden sıkılıp, sınırları koruyan bir Asker mi daha çok sevmelere ivme kazandıran ve o anları hak eden kaybetme korkusuna tezat sevmelerde ölüm varsa ki en zor ayrılık, ne kadardır ki cesarete kattığı hacimsel değeri?
Değer kazanması için işlenen her yumak ipi, şişleyince ne de güzel ısıtırsa bedeni; önceki halden sonrakine geçiş süreci mi sevgi?
Sevmek, emek ister.. Ne de güzel cümle söyleyenlerin sevgileri üzerimizden akıp gidiyor, tutunmak istercesine. Her emek karşılıklı mı çıkıyor, buna da platonik emek demek mümkün müdür?
“Bir insanı sevmekle başlar her şey”Sait Faik’ın bir cümlesinde..

Sorularınızı -sevginizi çoğaltmanız adına- cevaplamanız dileğiyle…