Başka…

 

Ağlamayacak kadar vazgeçeceğim senden…

“Yapacağın bir şey yoksa duracağın yeri bil” felsefesinden yola çıkarsak, vazgeçmenin de bir erdem olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Vazgeçmeyi bir yenilgi olarak görmemek lazım. Bu noktada, “insan vazgeçebildiği şeylerin karşısında güçlü durur” önermesini hatırlatmakta yarar var. Vazgeçmede ki gücünüzü kıracak pişmanlıklar bekler pusuda her daim. Dirençli bir duruş sergilemek gerekiyor  o yüzden. Pişman olacaksan vazgeçmeyeceksin, vazgeçmişsen pişman olmayacaksın.

Ahmet Altan “zamanında vazgeçebilen biri yeniden kazanabilir belki ama vazgeçmekte geç kalan birinin hiç kazanma şansı yok” diyor.. Bu söze eklenebilecek hiçbir şey yok.
 
Ne bu senden ilk kaçışım
Ne de ilk düşüşün yüreğime
Ne bu serden son geçişim
Ne de son küsüşüm kaderime..
 
Vazgeçmenin eteği örttü gecemizi
Açarsak gözlerimizi biri ölecek!
Kapattıkça ağlıyorum…

Bitmez vicdan hesabımda ağlıyorsam, yalnızlığımdan!

Vazgeçmenin mümkünlüğü bir insan korkusunda

Kendi korkusuzluğumda erdemsiz bir duruş, şeytansı bir inat!

İnsan olmanın sihrini, bir aşkla bozmuşum; haberim yok!

Çocuk gülüşüm sinsiliğimin maskesi,

Anlamlı kelimelerim hilelerimin kılıfıymış; haberim yok!

Vazgeçmeden de yaşanabilseydi bu sevda!

Hak yemeden haklıca, kural yıkmadan legalce

Ve boynumuza vebal almadan, helalce!

Vazgeçmenin öncesinde, vazgeçilmenin içindeyim!

Sen bir adım sus, ben koşar adım susarım..

Konuşmadan yaşarım, ölüm sessizliğimi!

Özgürlük dediğin, “hiçbir şeyin” bize sunduğu boşluk olur o vakit..

Kahraman Tazeoğlu – BAŞKA (Ayrılık ayrı, aşk bitişik yazılır) kitabından..